-
Drapetomania
Drapetomania hastalığı 19. yüzyılda A.B.D.’de görülen bir ‘hastalık’tır.
Bu hastalığa sadece tarlalarda çalışan siyah köleler yakalanıyordu. Hastalığın belirtisi ise kölenin tarladan kaçmaya çalışmasıydı. Diğer bir deyişle, eğer bir köle sahibinden, çalışmak zorunda olduğu tarladan kaçmaya çalışırsa, ona drapetomania teşhisi konuyor ve tedavi ediliyordu. Bu hastalığın tedavisi ise hasta kölenin her iki ayağının başparmaklarının kesilmesiydi. Parmakları kesilen köle artık koşamadığı için tarladan kaçmaya çalışmıyordu. Bu sayede iyileşmiş sayılıyordu.
Drapetomania profesyonel tedavi gerektiren gerçek bir hastalık olarak kabul edilmiş, tıp kitaplarında bu hastalığın, sadece doktorlar tarafından teşhis ve tedavi edilebileceği belirtilmiştir.
Foucault ne güzel demiş tıp, bürokratik yönetici devletin lehine insanları, hasta, deli, suçlu, sapkın gibi çeşitli kategorilere sokan normalleştirici bir kurumdur…
-
-
Savaşa Hiç Gerek YOK!
-
Regaip
Kendisine rağbet edilen, arzulanan, talep edilen şey demektir regaip ve bu gecenin adını melekler koymuştur.
Belki bu yüzden bu gece arzuladığımız şeyleri gözden geçirmemiz gerekiyor ve belki bu yüzden bu gece bir meleğin ellerimizden göğe doğru süzülüşüne izin vermemiz gerekiyor.
Bir regaip kandili yak,
Gecenin hayatı aydınlasın!
Herkese hayırlı kandiller
……………….
-
Hayatından daha önemli bir gayen olsun!
Susuz bir toprağı kazmayı deneyin sizi nasıl yoracaktır, nasıl size bir betonu parçalıyormuşsunuz hissi verecektir. Hayatından daha önemli bir gayesi olmayan insanlarla bir şey paylaşmak işte bende hep bu susuz toprağı kazıyormuş hissini verir. Yorulurum…
Ama birde kendinden daha ötelere geçmiş insanlar vardır. Onlarla muhabbetin tadı bile başkadır. Yumuşacıktır, neler büyür bağrında, ne çeşit lezzetlerin ev sahibidir, onun toprağına bıraktığın her şey sana göksel bir sofranın inceliğinde geri sunulur…
-
Onüç ondört yaşlarında bir çocuk bir oyun oynuyor bilgisayarında. Adamları önce öldürüyor, sonra gömüyor, sonra mezardan çıkan cesedin kafasını koparıyor. Hayali öyle canlı ki gerçeğe döndüğünde, gelip yanıma oturduğunda ürküyorum. Ruhu hala hayaldeyken bedeni yanımda oturuyor.
Bilinçaltına attığı bu oyun ne zaman uyanıcak bilincinde, ne zaman gerçeğin dünyasına bir yol bulup hortlayacak?
Çocukların artık çocuk olmalarına bile izin verilmiyor…
-
İnsanları hemen cehenneme sokanlar cehenneme ilk girecek olanlardır…
-
Sözünün içinde ne kadar sen varsın?..
-
Farkındalık kaybı yaşıyoruz…
-
Bugün yaban çilekleri topladım. Kokusu hala ellerimde. Minik minik ama tadı diğer büyük çileklerin yanında oooo mükemmel. Sanırım insanın hırslı eli karışmayınca her şeyin lezzeti bir harika oluyor…